Belirtilere Dikkat!
fatma
fatma
| 10-09-2026
Bilim Ekibi · Bilim Ekibi
İngiltere’de yapılan araştırma, yumurtalık kanseri belirtilerinin bilinse de birçok kişinin doktora başvurmak yerine belirtileri izlemeyi veya internette araştırmayı tercih ettiğini ortaya koydu.

1.500 kişiyle araştırma yapıldı

Yumurtalık kanseri, İngiltere’de kadınlarda en sık görülen altıncı kanser türüdür*
Belirtilere Dikkat!
Hastalığın erken teşhisi, tedavi sonuçlarının iyileşmesi açısından büyük önem taşıyor. NHS Essex, erken teşhis çalışmalarına yön vermek amacıyla yumurtalık kanseri farkındalığı, belirtilerin tanınması, doktora başvurma eğilimi ve sağlık hizmetlerine erişimin önündeki engelleri araştırdı. 1 Temmuz-5 Ağustos 2026 tarihleri arasında Essex Virtual Views platformu üzerinden gerçekleştirilen araştırmaya 1.500 kişi katıldı.

Belirtiler arasında farkındalık eşit değil

Katılımcıların yüzde 98,9’u yumurtalık kanserini daha önce duyduğunu belirtti. Ancak hastalığın belirtilerini tanıma oranları aynı düzeyde değildi. En fazla tanınan belirtiler karın veya pelvis bölgesindeki ağrı ile şişkinlik oldu. Katılımcıların yüzde 87,9’u karın veya pelvisteki ağrı ve hassasiyeti, yüzde 80,3’ü ise şişkinlik veya karında büyümeyi yumurtalık kanserinin belirtisi olarak tanıdı. Buna karşılık sık idrara çıkma veya daha sık idrara ihtiyaç duyma belirtisini tanıyanların oranı yüzde 48,6 oldu. İştah kaybını tanıyanların oranı yüzde 43,8, yemek sonrasında çabuk doyma belirtisini tanıyanların oranı ise yalnızca yüzde 41,5 olarak ölçüldü. Olağandışı vajinal kanama yüzde 77,1, açıklanamayan kilo kaybı ise yüzde 71,1 oranında tanındı. Bu sonuçlar, farkındalığın özellikle şişkinlik ve karın-pelvis ağrısı gibi belirtilerde yoğunlaştığını gösteriyor. İştah ve idrarla ilgili belirtiler ise daha az biliniyor.

Endişe etmek doktora gitmek anlamına gelmiyor

Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri, belirtiler konusunda endişelenmek ile harekete geçmek arasında önemli bir fark bulunması oldu. Katılımcıların yüzde 69,7’si devam eden belirtilerin kendilerini endişelendireceğini söyledi. Ancak yalnızca yüzde 42,4’ü aile hekiminden randevu alacağını belirtti. Yüzde 27,3’lük kesim ise endişeleneceğini ancak belirtilerin düzelip düzelmeyeceğini görmek için bekleyeceğini ifade etti. Katılımcılara, kalıcı belirtiler yaşadıklarında ilk olarak ne yapacakları da soruldu. Yüzde 49,3’ü doğrudan aile hekimiyle görüşeceğini söyledi. Yüzde 24,7’si önce internette bilgi arayacağını, yüzde 12,7’si ise belirtilerin düzelmesini bekleyeceğini belirtti. Yüzde 13,3’lük diğer grupta ise NHS 111’i aramak, eczacıya danışmak, aile veya arkadaşlarla konuşmak, NHS uygulamasını kullanmak, hiçbir şey yapmamak veya ne yapacağını bilememek gibi yanıtlar yer aldı.

Birçok kişi önce internete bakıyor

Sonuçlar, sağlık hizmetine başvurmadan önce bilgi aramanın oldukça yaygın olduğunu gösterdi. Katılımcıların yüzde 24,7’si belirtiler karşısında ilk olarak internette araştırma yapacağını, yüzde 12,7’si ise bekleyeceğini söyledi. Bu durum, doktora başvurma kararının çoğu kişi için doğrudan verilmediğini; önce belirtilerin değerlendirilip araştırıldığını gösteriyor. Katılımcıların yalnızca yüzde 6,8’i yaşamları boyunca yumurtalık kanserine yakalanma ihtimalini çok yüksek gördü. Yüzde 35’i bu ihtimali ne yüksek ne düşük olarak değerlendirdi, yüzde 20,9’u ise bu konuda emin olmadığını belirtti. Cancer Research UK verilerine göre, İngiltere’de 1961 doğumlu kadınlarda yaşam boyu yumurtalık kanseri tanısı alma riski yaklaşık 56’da 1, yani yüzde 2. dir.

Gençler belirtileri daha fazla göz ardı ediyor

Araştırmada yaş grupları arasında da önemli farklılıklar ortaya çıktı. 25-49 yaş arasındaki katılımcılar, belirtiler karşısında bilgi aramaya, beklemeye veya belirtilerin ciddi olmadığını düşünmeye daha yatkındı. Buna karşılık 50 yaş ve üzerindekiler, belirtiler devam ettiğinde doğrudan aile hekimine başvuracağını daha sık belirtti.
Aile hekimine ilk olarak başvuracağını söyleyenlerin oranı 35-44 yaş grubunda yüzde 43, 45-49 yaş grubunda yüzde 39, 50-64 yaş grubunda yüzde 49,5, 65-74 yaş grubunda yüzde 54,4 ve 75-84 yaş grubunda yüzde 54,9 oldu.
25-44 yaş arasındaki katılımcıların, belirtilerin tıbbi yardım gerektirecek kadar ciddi olmadığını düşünme ihtimali 65 yaş ve üzerindekilere göre yaklaşık iki kat daha yüksekti. Bu düşünce 25-34 yaş grubunda yüzde 41, 35-44 yaş grubunda yüzde 40,9, 45-49 yaş grubunda yüzde 26, 50-64 yaş grubunda yüzde 25,6, 65-74 yaş grubunda yüzde 18,4 ve 75-84 yaş grubunda yüzde 19,1 olarak ölçüldü.
Önemli nokta ise genç ve orta yaş grubunun belirtileri tanıma konusunda mutlaka daha düşük performans göstermemesi. Araştırmaya göre sorun, belirtilerin bilinmesinden çok ne kadar ciddi olduğunun değerlendirilmesiyle ilgili olabilir.

Randevu almak en büyük engel

Katılımcıların sağlık hizmetine başvurmasının önündeki en büyük engel, randevu almanın zor olması olarak belirlendi. Katılımcıların yüzde 50,6’sı bunu bir engel olarak gösterdi. Buna karşılık duygusal engeller daha az öne çıktı. Yalnızca yüzde 6,3’ü utanmayı, yüzde 4,2’si ise belirtiler hakkında konuşmakta zorlanmayı engel olarak belirtti. Bu sonuçlar, doktora başvurmanın önündeki sorunların yalnızca utanma gibi duygusal nedenlerden kaynaklanmadığını; sağlık hizmetine erişim ve belirtilerin önemini değerlendirme gibi faktörlerin daha belirleyici olduğunu gösteriyor.

Essex bölgeleri arasında fark var

Araştırmada yardım arama eğiliminin bölgelere göre de değiştiği görüldü. Ancak çalışma, Primary Care Network (PCN) düzeyinde temsil edici sonuçlar elde etmek üzere tasarlanmadığından, bölgesel sonuçların gösterge niteliğinde değerlendirilmesi gerekiyor. Belirtiler devam ettiğinde aile hekimine ilk olarak başvuracağını söyleyenlerin oranı Epping Forest’ta yüzde 69 ile en yüksek seviyeye ulaştı. Bu oran Uttlesford’da yüzde 58,6, Castle Point’te yüzde 55,4 ve Maldon’da yüzde 55,1 oldu. Buna karşılık Colchester, Harlow ve Tendring’de aile hekimine ilk başvuracağını söyleyenlerin oranı daha düşüktü. Colchester’da bu oran yüzde 39,4, Harlow ve Tendring’de ise yüzde 40 olarak ölçüldü.
Bu üç bölgede belirtilerin tıbbi yardım gerektirecek kadar ciddi olmadığını düşünenlerin oranı da yüksekti. Harlow’da yüzde 35, Tendring’de yüzde 30,8 ve Colchester’da yüzde 29,4 katılımcı belirtileri ciddi bulmadığını söyledi.

Doktora gitmenin zaman kaybı olabileceği düşünülüyor

Bazı bölgelerde aile hekimine başvurmanın zaman kaybı olabileceği yönündeki endişeler de öne çıktı. Bu görüş Harlow’da yüzde 35, Colchester’da yüzde 32,2, Southend’de yüzde 28,9 ve Tendring’de yüzde 26,2 oranında görüldü. Bu dört bölge, OOH Kanser Programı kapsamında öncelikli 10 Primary Care Network’ten yedisini barındırıyor. Sonuçlar, bu bölgelerde aile hekimine başvurma eğiliminin daha düşük olmasının, insanların belirtilerin tıbbi yardım gerektirip gerektirmediğinden emin olmamasıyla bağlantılı olabileceğine işaret ediyor.

Basildon’da randevu sorunu öne çıktı

Randevu almakta zorlanma bazı bölgelerde daha belirgin görüldü. Bu sorun Uttlesford’da yüzde 65,5, Brentwood’da yüzde 58,5, Braintree’de yüzde 57,6 ve Basildon’da yüzde 56,6 oranında bildirildi.
Basildon’da randevu alma konusunda endişe yüksek olmasına rağmen, katılımcıların belirtiler devam ettiğinde aile hekimine başvurma eğilimi de görece güçlüydü. Basildon, iki öncelikli kanser PCN’sini barındırması nedeniyle OOH Kanser Programı açısından özellikle dikkat çekiyor. Southend’de ise katılımcıların yüzde 52,2’si aile hekimine ilk olarak başvuracağını söyledi. Ancak yüzde 28,9’u doktora başvurmanın zaman kaybı olabileceğinden endişeliydi.

Bilgi için en çok GP ve NHS tercih ediliyor

Katılımcılara endişe verici belirtiler yaşamaları halinde bilgi için hangi kaynaklara başvuracakları da soruldu. Aile hekimi yüzde 32,2 ile ilk sırada yer aldı. NHS internet sitesi yüzde 31,8, arama motorları ise yüzde 21,2 oranında tercih edildi.
Diğer kaynaklar yüzde 14,8 oranında kaldı. Bu grupta NHS uygulaması, NHS 111, eczacılar, aile ve arkadaşlar, yapay zekâ araçları ve diğer seçenekler yer aldı. Sosyal medya ise farklı bir tablo ortaya koydu. Katılımcıların yalnızca yüzde 0,3’ü sağlık bilgisi ararken sosyal medyayı ilk tercih olarak gösterdi. Buna karşın yüzde 31,9’u, yakın zamanda NHS'in yumurtalık kanseriyle ilgili bilgilerini sosyal medya üzerinden gördüğünü söyledi. Bu durum, sosyal medyanın daha çok farkındalık yaratmada, aile hekimleri ve NHS internet sitesinin ise karar verme aşamasında etkili olduğunu gösteriyor.
Belirtilere Dikkat!

Farkındalık tek başına yeterli değil

Araştırmanın genel sonucu, yumurtalık kanseri konusunda farkındalığın oldukça yüksek olmasına rağmen bunun her zaman zamanında tıbbi yardım aramaya dönüşmediğini ortaya koydu. Özellikle genç ve orta yaşlı kişiler belirtileri tanıyabilse de bunları daha fazla izleme, internette araştırma veya önemsiz görme eğiliminde.
Araştırma, erken teşhis çalışmalarında yalnızca “belirtileri bilin” mesajının yeterli olmayabileceğine işaret ediyor. İnsanların hangi belirtilerin devam etmesi halinde sağlık hizmetine başvurmaları gerektiğini anlamaları ve endişeden eyleme geçmeleri de desteklenmeli.

Erken teşhis için 6 öncelik

Araştırma sonuçlarına göre gelecekteki çalışmalar için altı temel öncelik öne çıkıyor:
1. Belirti farkındalığını genişletmek: Şişkinlik ve karın-pelvis ağrısının yanı sıra iştah ve idrarla ilgili belirtilere de daha fazla dikkat çekmek.
2. Endişeden eyleme geçişi desteklemek: Belirtiler devam ettiğinde ne yapılması gerektiğini açıkça anlatmak.
3. Belirtilerin ciddiyeti konusundaki belirsizliği azaltmak: Hangi durumlarda tıbbi yardım alınması gerektiğini anlatmak.
4. Doğru bilgiyi karar anında sunmak: İnsanların belirtilerini değerlendirirken kullandığı kanallarda güvenilir NHS ve sağlık bilgilerini görünür kılmak.
5. Sağlık hizmetine erişim engellerini ele almak: Randevu alma konusunda yaşanan sorunların yanı sıra davranışsal ve bilişsel engellere de odaklanmak.
6. Bölgesel ihtiyaçlara göre iletişim kurmak: Farklı bölgelerde görülen yardım arama davranışlarına ve engellere uygun çalışmalar geliştirmek.

Sonuç: Bilmek yetmiyor

Essex’te yapılan araştırma, yumurtalık kanseri konusunda farkındalığın yüzde 98,9 gibi yüksek bir seviyede olduğunu gösterdi. Ancak belirtilerin bilinmesi, insanların mutlaka sağlık hizmetine başvuracağı anlamına gelmiyor. Kalıcı belirtiler karşısında birçok kişi önce internette araştırma yapıyor, belirtileri izliyor veya bunların ciddi olmadığını düşünüyor.
Araştırmanın ortaya koyduğu en önemli nokta ise şu: Erken teşhis için yalnızca farkındalığı artırmak değil, insanları doğru zamanda harekete geçmeye teşvik etmek gerekiyor.