Küresel Belirsizlik
Hatice
Hatice
| 02-09-2026
Bilim Ekibi · Bilim Ekibi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, 23 Temmuz 2026 tarihli toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu.
Kurul, gecelik borç verme faizini yüzde 40, gecelik borçlanma faizini ise yüzde 35,5 seviyesinde korudu.
Jeopolitik gelişmeler enerji fiyatlarını yeniden yükseltti. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşımacılık maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam edeceği belirtildi.
Jeopolitik gelişmeler nedeniyle Orta Doğu ve Afrika için 2026 yılı büyüme tahminleri aşağı yönlü güncellenirken, 2027’de baz etkilerinin desteğiyle toparlanma bekleniyor. Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla adlandırılan küresel büyüme endeksinin 2026’da yüzde 1,7, 2027’de ise yüzde 2,5 artacağı öngörülüyor. Emtia fiyatlarındaki oynaklık nedeniyle küresel enflasyona yönelik yukarı yönlü risklerin sürdüğü ifade edildi. Gelişmiş ülkelerde faiz artışı beklentilerinin korunması ve jeopolitik kaynaklı arz şoklarının enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağı, küresel para politikası açısından önemini koruyor.
Küresel Belirsizlik

Kredi büyümesi yavaşladı

12 Haziran-17 Temmuz döneminde bireysel kredilerin dört haftalık ortalama büyüme oranı, ihtiyaç kredilerindeki hızlanmanın etkisiyle yüzde 2,7’ye yükseldi. Türk lirası ticari kredilerde büyüme yüzde 2,4’te sabit kalırken, kur etkisinden arındırılmış döviz ticari kredilerindeki büyüme yüzde 0,7’ye çıktı.
TL mevduat faizleri yüzde 46,7’ye geriledi. 17 Temmuz haftasında TL mevduat faizleri 12 Haziran haftasına göre 81 baz puan düşüş gösterdi. Ticari kredi faizleri 339 baz puan gerileyerek yüzde 48,9 oldu.
İhtiyaç kredisi faizleri 104 baz puan artışla yüzde 65’e, konut kredisi faizleri 151 baz puan yükselişle yüzde 41,2’ye çıktı. Taşıt kredisi faizleri ise 190 baz puan düşerek yüzde 47,3 seviyesine geriledi.
TCMB, makro finansal istikrarı güçlendirmek ve para politikası aktarım mekanizmasını desteklemek amacıyla zorunlu karşılık düzenlemelerinde sadeleştirmeye gitti.
Döviz mevduatları ve katılım fonlarına yönelik 2023’ten bu yana uygulanan yüzde 2,5 oranındaki ilave TL zorunlu karşılık uygulaması kaldırıldı. Buna karşılık döviz mevduat ve katılım fonlarında vadesiz ile 1 aya kadar vadeli hesaplara uygulanan zorunlu karşılık oranı yüzde 32’ye, daha uzun vadeli hesaplarda ise yüzde 28’e yükseltildi.

Rezervler 160,5 milyar dolara çıktı

TCMB’nin brüt uluslararası rezervleri 12 Haziran’dan 17 Temmuz’a kadar 8,4 milyar dolar arttı ve 160,5 milyar dolara ulaştı. Türkiye’nin beş yıllık kredi temerrüt takası (CDS) primi de 10 Haziran’dan itibaren gerileyerek 22 Temmuz’da 240 baz puana indi. Aynı dönemde TL’nin bir aylık ima edilen kur oynaklığı yüzde 5,7’ye, 12 aylık ima edilen kur oynaklığı ise yüzde 18,6’ya düştü.
Önceki Para Politikası Kurulu toplantısından 17 Temmuz’a kadar net portföy girişleri 3,8 milyar dolar oldu. Bu girişlerin 3,2 milyar doları Devlet İç Borçlanma Senetleri piyasasına, 0,6 milyar doları ise hisse senedi piyasasına gerçekleşti.

İç talepte zayıflama sürüyor

Mayıs ayında perakende satış hacmi aylık yüzde 2,4, çeyreklik bazda ise yüzde 1,3 arttı. Altın hariç perakende satışlarda aylık artış yüzde 1,9, çeyreklik artış ise yüzde 1,8 oldu. Ticaret satış hacmi aylık yüzde 0,7 yükselirken çeyreklik bazda yüzde 1,1 geriledi. Hizmet üretim endeksi ise mayısta aylık yüzde 0,4, çeyreklik yüzde 0,1 düştü.
Kart harcamaları ikinci çeyrekte geriledi. Otomobil satışlarında ilk çeyrekte başlayan düşüş ikinci çeyrekte de devam etti. İmalat sanayisindeki anket sonuçları da yurt içi talebin zayıflamaya devam ettiğini gösterdi.
Mayıs ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi aylık yüzde 2,9 geriledi. Takvim etkisinden arındırılmış yıllık sanayi üretimi ise değişmedi. İkinci çeyrekte sanayi üretimi çeyreklik bazda yüzde 2,6 arttı. İmalat sanayisinde kapasite kullanım oranı ikinci çeyrekte yatay seyrederken, oynak petrol sektörü hariç tutulduğunda sınırlı bir artış görüldü. Temmuz ayında ise kapasite kullanım oranında bir miktar düşüş yaşandı. İnşaat üretimi mayıs itibarıyla ikinci çeyrekte çeyreklik yüzde 3,8, yıllık bazda ise yüzde 2,6 geriledi.

İşsizlik yüzde 8,2 seviyesinde

Mayıs ayında mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam 32,5 milyon kişi olarak gerçekleşti. Bu rakam bir önceki çeyrek ortalamasına göre hafif düşüşe işaret etti. İşgücüne katılım oranı çeyreklik bazda 0,1 puan geriledi. İstihdam ve işgücüne katılım oranındaki düşüşlerin birbirini büyük ölçüde dengelemesi sonucunda işsizlik oranı yüzde 8,2’de kaldı. İmalat sanayisinde gelecekteki istihdama ilişkin beklentilerin ise tarihsel ortalamaların altında seyretmeye devam ettiği belirtildi.

Cari açık 37,3 milyar dolara yükseldi

Cari işlemler hesabı mayısta 1,5 milyar dolar açık verdi. 12 aylık birikimli cari açık ise önceki aya göre 0,4 milyar dolar artarak 37,3 milyar dolara ulaştı. Mayıs ayında seyahat gelirleri 4,9 milyar dolar, son 12 aylık dönemde ise 60,1 milyar dolar oldu. Hizmetler dengesi fazlası 62,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
Haziranda ihracat mevsimsel olarak gerilerken ithalat arttı. Takvim etkileri nedeniyle yıllık bazda hem ithalat hem de ihracatta güçlü artış görüldü. Bunun sonucunda 12 aylık birikimli dış ticaret açığı önceki aya göre yükseldi.
Haziran ayında altın ithalatı 1,4 milyar dolar olurken, 12 aylık toplam altın ithalatı 20,9 milyar dolara geriledi. Mevcut veriler, haziranda 12 aylık birikimli cari açığın genişleyeceğine işaret ediyor. Cari açığın finansmanında ise dış kaynaklara erişimin yüksek seviyelerde kaldığı belirtildi. Mayıs ayında bankacılık sektörünün 12 aylık uzun vadeli borç çevirme oranı yüzde 152,6, banka dışı şirketler kesiminde ise yüzde 222,1 oldu.

Haziranda enflasyon yüzde 32,11 oldu

Tüketici fiyatları haziranda yüzde 0,99 arttı. Yıllık enflasyon 0,50 puan gerileyerek yüzde 32,11 seviyesine indi. Enerji fiyatlarının aylık bazda gerilemesi ve ana harcama gruplarındaki fiyat artışlarının önceki aya göre yavaşlaması enflasyondaki düşüşte etkili oldu.
B endeksinde yıllık enflasyon 0,12 puan gerileyerek yüzde 31,18’e, enerji ve gıda dışındaki gelişmeleri izleyen C endeksinde ise 0,60 puan düşerek yüzde 29,84’e indi. Haziranda enerji ve hizmet gruplarının yıllık enflasyona katkısı sırasıyla 0,37 ve 0,21 puan azalırken, alkol-tütün-altın ile temel mal gruplarının katkıları 0,06 ve 0,02 puan arttı. Gıda ve alkolsüz içeceklerin katkısında ise değişiklik olmadı.

Enerji ve gıda fiyatları yakından izleniyor

Haziranda enerji fiyatlarındaki aylık düşüş, uluslararası petrol fiyatlarındaki gerilemeye bağlı olarak akaryakıt fiyatlarının düşmesinden kaynaklandı. Elektrik ve doğal gaz fiyatlarındaki artış ise bu düşüşü sınırladı. İşlenmemiş gıda fiyatları, özellikle sebze fiyatlarındaki gerilemenin etkisiyle daha ılımlı seyretti. İşlenmiş gıda enflasyonu ise yüksek kalmaya devam etti.
Giyim ve ayakkabıda kampanyaların etkisiyle fiyatlar gerilerken, dayanıklı tüketim mallarında fiyat artışları görece sınırlı kaldı.
Hizmet enflasyonu mal enflasyonunun üzerinde seyrediyor. Haziran itibarıyla yıllık mal enflasyonu yaklaşık yüzde 28 olurken hizmet enflasyonu yüzde 40 civarında gerçekleşti.
Hizmet grubunda iletişim fiyatları bir miktar hızlandı. Lokanta ve otel fiyatları yataya yakın seyrederken diğer hizmet gruplarında gerileme görüldü. Ulaştırma hizmetleri fiyatları haziranda akaryakıt fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle aylık yüzde 0,58 arttı. Hava yolu yolcu taşımacılığı ücretleri ise geriledi. Kira enflasyonu aylık yüzde 2,66 olurken yıllık kira enflasyonu 1,90 puan düşerek yüzde 47,87’ye indi. Lokanta ve otellerde aylık enflasyon yüzde 2,11, iletişim grubunda ise yüzde 1,60 oldu.

Temmuzda enflasyon baskısı artabilir

TCMB'nin öncü göstergeleri, temmuz ayında enflasyonun ana eğiliminde geçici bir yükselişe işaret ediyor. Sağlık hizmetleri fiyatlarındaki artış nedeniyle mevsim etkilerinden arındırılmış aylık hizmet enflasyonu yükseldi. SGK Sağlık Uygulama Tebliği'nde yapılan muayene katılım payı düzenlemesinin temmuz ayı tüketici enflasyonuna 0,22 puan katkı yapması bekleniyor. Türk Tabipleri Birliği'nin fiyat tarifelerindeki artışların sağlık hizmetleri fiyatlarına etkisinin de temmuzda görülmesi öngörülüyor. Kira enflasyonunda sözleşme yenileme dönemlerinin mevsimsel etkisiyle aylık bazda artış beklenirken, yıllık kira enflasyonundaki yavaşlamanın sürmesi bekleniyor. Giyim ve ayakkabıda temmuz indirimlerinin geçen yıla göre daha sınırlı olması, dayanıklı tüketim mallarında ise beyaz eşya ve mobilya fiyatlarının etkisiyle hafif bir artış yaşanması bekleniyor.
Enerji fiyatlarında yeniden yükseliş riski bulunuyor. Jeopolitik gelişmeler nedeniyle küresel enerji fiyatlarının yeniden yükselmesi, Türkiye’de akaryakıt ve elektrik fiyatlarını da yukarı çekebilir.
Elektrik fiyatlarında piyasa takas fiyatının yanı sıra Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması gelişmeleri sonucunda Son Kaynak Tedarik Tarifesi üzerinden artış bekleniyor.
Akaryakıtta ise temmuz ayında altı aylık Yİ-ÜFE artışından kaynaklanan maktu vergi düzenlemesinin uygulanmaması olumlu bir gelişme olarak değerlendirilirken, yükselişe geçen ham petrol fiyatları ve eşel mobil sisteminden kademeli çıkış enflasyon görünümünü olumsuz etkiliyor.
Küresel Belirsizlik

Enflasyon beklentileri yükseldi

Piyasa katılımcılarının 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi temmuzda 0,1 puan artarak yüzde 29,2’ye yükseldi. 2027 yıl sonu beklentisi de 0,1 puan artışla yüzde 21,5 oldu.
12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 24'e çıktı. 24 ay sonrası beklenti 0,5 puan düşerek yüzde 17,8’e, beş yıl sonrası beklenti ise 0,4 puan gerileyerek yüzde 11,5’e indi.
Reel sektörün 12 ay sonrası enflasyon beklentisi haziranda yüzde 33,1’de sabit kaldı. Hanehalklarının 12 ay sonrası enflasyon beklentisi ise 3,4 puan düşerek yüzde 46,1 oldu. TCMB, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının dezenflasyon süreci açısından risk oluşturmaya devam ettiğini belirtti.

Faiz yüzde 37'de sabit tutuldu

Para Politikası Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde tuttu. Gecelik borç verme faizi yüzde 40, gecelik borçlanma faizi ise yüzde 35,5 olarak korundu.
Sıkı para politikası sürecek. Kurul, fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşunun talep, döviz kuru ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendireceğini belirtti.
Politika faizi; gerçekleşen ve beklenen enflasyon ile enflasyonun ana eğilimi dikkate alınarak, ara hedeflerle uyumlu dezenflasyon patikasının gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirlenecek. Para politikası kararlarının toplantı bazında ve enflasyon görünümüne odaklanılarak ihtiyatlı şekilde alınacağı vurgulandı. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma yaşanması halinde para politikası duruşunun daha da sıkılaştırılabileceği belirtildi. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülmeyen gelişmeler yaşanması halinde ise makroihtiyati tedbirlerle para politikası aktarım mekanizmasının destekleneceği, likidite koşullarının yakından izlenerek likidite yönetim araçlarının etkin biçimde kullanılmaya devam edileceği açıklandı. Kurul, orta vadede yüzde 5 enflasyon hedefine ulaşmak için gerekli parasal ve finansal koşulları oluşturacak şekilde karar almaya devam edeceğini bildirdi.