Kalabalık Alarmı
mehmet
mehmet
| 25-08-2026
Seyehat Ekibi · Seyehat Ekibi
Fransa, İtalya ve İsviçre topraklarından geçen 170 kilometrelik Tour du Mont-Blanc (TMB), her yıl yaklaşık 80 bin yürüyüşçüyü ağırlıyor.
Ancak artan ziyaretçi sayısı, özellikle rotanın en popüler bölümlerinde ciddi yoğunluk yaratmaya başladı.
Bazı kesimlerde yürüyüşçüler birbirine o kadar yakın ilerliyor ki aralarında neredeyse hiç mesafe kalmıyor. Yerel halk ise hem kalabalıktan hem de bazı ziyaretçilerin doğaya karşı yeterince duyarlı davranmamasından şikâyetçidir.
Kalabalık Alarmı

Yeni sezonda rezervasyon zorunluluğu gelebilir

Fransa’nın Haute-Savoie bölgesindeki Saint-Gervais-les-Bains kasabasının Belediye Başkanı Jean-Marc Peillex, durumun artık sürdürülemez hale geldiğini düşünüyor. Peillex, gelecek ilkbahardan itibaren rotaya erişimin sınırlandırılmasını ve bunun kontroller ile yaptırımlarla desteklenmesini istiyor. Belediye başkanına göre bazı günlerde yürüyüşçüler adeta tek sıra halinde ilerlemek zorunda kalıyor. Bu nedenle doğayla baş başa bir dağ deneyimi yaşamak yerine insanların önündeki kişinin arkasını görmekle yetindiği bir ortam oluşuyor
Planlanan yeni düzenlemeye göre Tour du Mont-Blanc yürüyüşü yapmak isteyenlerin gelecekte bir dağ kulübesinde veya resmi olarak belirlenmiş bivak alanında önceden yer ayırtması gerekecek.
Rezervasyon bulunamazsa plan ertelenebilir
Bivak alanları, yürüyüşçülerin ve dağcıların geçici olarak geceleyebildiği, resmi olarak belirlenmiş bölgeler olarak tanımlanıyor. Dağ kulübelerinin aksine bu alanlarda genellikle çok az altyapı bulunuyor. Peillex'in önerisi oldukça net: Eğer yürüyüşçüler konaklama veya bivak alanında yer bulamazsa planlarını bir sonraki yıla ertelemeleri gerekecek.

Fransa’daki belediyeler birlikte hareket ediyor

Tour du Mont-Blanc'ın yalnızca küçük bir bölümü Saint-Gervais-les-Bains sınırlarından geçiyor. Buna rağmen rotanın Fransa tarafındaki diğer belediyeler de yeni düzenlemeler konusunda birlikte çalışıyor. Amaç, gelecek ilkbaharda yeni kuralların yürürlüğe girmesini sağlamak. Böylece özellikle yoğun dönemlerde rotadaki ziyaretçi sayısının kontrol altında tutulması ve doğa üzerindeki baskının azaltılması hedefleniyor.

İsviçre şimdilik farklı düşünüyor

İsviçre tarafında ise şu aşamada Fransa'dakine benzer bir erişim kısıtlaması planlanmıyor. Valais kantonundaki Orsières Belediye Başkanı Joachim Rausis, bölgede bazı uyarı işaretlerinin bulunduğunu kabul etse de yaşanan durumu doğrudan aşırı turizm olarak tanımlamıyor. Rausis'e göre asıl ihtiyaç, Fransa, İtalya ve İsviçre arasında daha güçlü bir koordinasyon kurulması.
Dağ rehberleri de artan ziyaretçi sayısından etkileniyor. Popüler dönemlerde otellerin ve dağ kulübelerinin bir yıl önceden rezerve edilmesi gerekebiliyor. Bu durum, müşterilerini uzun süre önceden belirleyemeyen serbest çalışan dağ rehberleri için önemli bir sorun oluşturuyor.

Mont Blanc

Alplerin özgürlük anlayışı tartışılıyor

Mont Blanc çevresindeki tartışma, dağ turizminin geleceğiyle ilgili daha büyük bir soruyu gündeme getiriyor: Alplerin dünya çapındaki popülerliği, doğanın ve yerel halkın korunmasıyla nasıl dengelenebilir? Rezervasyon sistemi, ziyaretçi akışını yavaşlatabilir ve özellikle yoğun dönemlerde kalabalığı azaltabilir. Ancak aynı zamanda dağların herkes tarafından özgürce erişilebilir olması yönündeki geleneksel anlayışı da değiştirebilir.

Mont Blanc’da rezervasyon sistemi zaten kullanılıyor

Zorunlu rezervasyon uygulaması Mont Blanc için tamamen yeni değil. Zirveye çıkan Fransız normal rotasında bulunan Nid d’Aigle, Tête Rousse ve Goûter dağ kulübelerinde gecelemek isteyenlerin önceden rezervasyon yaptırması gerekiyor. Rezervasyon sırasında gruptaki tüm kişilerin isimlerinin bildirilmesi gerekiyor. Kontroller sırasında ise rezervasyon onayının gösterilmesi isteniyor. 2026 sezonunda Goûter ve Tête Rousse kulübeleri bir süre hizmet verdikten sonra 11 Ağustos 2026'da kaya düşmesi riski nedeniyle geçici olarak kapatıldı.
Kalabalık Alarmı

Doğa turizmi yeni bir döneme giriyor

Mont Blanc çevresindeki gelişmeler, Avrupa'nın en popüler dağ rotalarında turizm baskısının giderek arttığını gösteriyor. Daha fazla ziyaretçi bölge ekonomisine katkı sağlarken aynı zamanda patikalar, konaklama alanları ve doğal yaşam üzerindeki baskıyı artırıyor. Önümüzdeki ilkbaharda Fransa tarafında uygulanması planlanan rezervasyon sistemi hayata geçerse, Tour du Mont-Blanc'a gitmek isteyenlerin spontane bir yürüyüş yerine daha önceden planlanmış bir seyahat programı hazırlaması gerekecek. Bu uygulamanın uzun vadede İsviçre ve İtalya tarafından da benzer önlemlerin değerlendirilmesine yol açıp açmayacağı ise merak konusudur.