Tekneyle Keşif
kübra
kübra
| 21-08-2026
Seyehat Ekibi · Seyehat Ekibi
İsviçre denildiğinde çoğu kişinin aklına yüksek Alpler, karla kaplı zirveler ve masalsı dağ köyleri geliyor.
Ancak ülkenin Fransız sınırına yakın, daha az bilinen bir köşesinde bambaşka bir İsviçre deneyimi yaşamak mümkündür.
Jura ve Üç Göller Bölgesi, Biel, Neuchâtel ve Murten göllerini birbirine bağlayan kanalları, üzüm bağları, tarihi kasabaları ve düzenli feribot seferleriyle sakin ama etkileyici bir rota sunuyor.
Tekneyle Keşif
Üç günlük tekne yolculuğu boyunca göller arasında geçiş yapan rota; yürüyüş, yüzme, kuş gözlemciliği ve şarap tadımı gibi aktiviteleri de beraberinde getiriyor. Üstelik bölgenin sakin atmosferi, İsviçre'nin daha gösterişli turistik merkezlerinden oldukça farklı.

St Peter Adası’nda tarihin izini sürün

Biel Gölü'nün üzerinde ilerleyen feribotun ilk duraklarından biri St Peter Adası. Bugün teknik olarak bir yarımada olan ada, 19. yüzyılda göl seviyesinin düşürülmesiyle ana karaya bağlanmış. Buna rağmen bölgeye en güzel ulaşım yolu hâlâ tekne. Adanın otomobilsiz yolları kestane ağaçlarının arasından ilerliyor ve tenha koylara ulaşıyor. Kıyıda kuğular, balıkçıllar ve sazlıkların arasında yaşayan kuşlar görülürken, berrak sularda balıklar yüzüyor. Fransız filozof ve yazar Jean-Jacques Rousseau'nun 1765 yılında burada yaklaşık altı hafta geçirdiği biliniyor. Alexandre Dumas, Goethe ve Napolyon'un ilk eşi Joséphine Bonaparte gibi isimler de adayı ziyaret eden ünlüler arasında yer alıyor.
Tarihi bir konaklama deneyimi
St Peter Adası'ndaki eski manastır yapısında hizmet veren otel, bölgenin tarihini deneyimlemek için dikkat çekici bir seçenek. 1127 yılına uzanan yapı; eski sütunlar, lahitler ve Rousseau'nun kaldığı tarihi yatak odası gibi ayrıntılar barındırıyor.
Akşam yemeğinde ise bölgenin mutfağı öne çıkıyor. Gölün meşhur zander balığı, limonlu risotto ve çevredeki Fribourg bölgesinden gelen burrata, yerel şarap eşliğinde sunuluyor.

Ligerz’de üzüm bağları arasında şarap molası

Biel Gölü'nün kuzey kıyısındaki Ligerz, bölgenin şarap kültürünü keşfetmek isteyenlerin uğraması gereken küçük bir köy. Neredeyse her evin çevresinde göle doğru uzanan üzüm bağları bulunuyor. Köyün çevresinde yürüyüş yapmak için St Michael Şapeli'ne doğru uzanan yollar tercih edilebilir. Ancak bölgenin en büyük cazibelerinden biri, yürüyüş sonrasında bir aile şarap mahzeninde mola vermek güzel olur.
Göl manzarasına karşı yerel şarap
Beşinci nesildir faaliyet gösteren aile işletmelerinden birinde, göl manzarasına karşı Chasselas tadılabiliyor. Bir şişesi yaklaşık 15 İsviçre frangına satılan şarap, peynir ve şarküteri ürünleriyle birlikte servis ediliyor. İsviçre'de üretilen şarabın büyük bölümünün ülke içinde tüketilmesi nedeniyle yerel şarapları başka ülkelerde bulmak oldukça zor. Bu nedenle Jura bölgesi, İsviçre'nin şarap kültürünü doğrudan kaynağında deneyimlemek için güzel bir fırsat sunuyor.

Ligerz

Bağların arasından Chasseral’e çıkın

Ligerz'den sonra üzüm bağlarının arasından ilerleyen kısa ve dik bir füniküler, Tessenberg platosundaki Prêles köyüne ulaşıyor. Buradan Jura'nın düz tepeli dağlarından Chasseral'e doğru uzanan manzaralar ortaya çıkıyor. Yol boyunca altın ve yeşil tarlalar, aşağıdaki göller ve uzaktaki dağlar panoramik bir görüntü oluşturuyor. Bölgenin en yüksek noktalarından birine ulaşan yürüyüş rotası, çam ormanlarının içinden geçerek geniş bir seyir alanına ulaşıyor.
Dağlardan çok göllere odaklanan İsviçre
Bu rota, İsviçre'nin klasik dağ manzaralarından farklı bir deneyim sunuyor. Yüksek zirveler yerine göller, bağlar, ormanlar ve küçük yerleşimler ön plana çıkıyor. Özellikle kalabalıktan uzaklaşmak isteyen gezginler için bölgenin en güçlü tarafı da bu sakinlik.

Murten’e doğru üç saatlik feribot yolculuğu

Gezinin son bölümünde Biel Gölü'nden Neuchâtel Gölü'ne, ardından Broye Kanalı üzerinden Murten Gölü'ne uzanan yaklaşık üç saatlik bir feribot yolculuğu yapılabiliyor. Tekne; ayçiçeği tarlalarının, meyve bahçelerinin, bisiklet yollarının ve kuş rezervlerinin yanından ağır ağır ilerliyor. Güzergâh üzerinde ülkenin en büyük sulak alanı olan La Grande Cariçaie de bulunuyor.
Orta Çağ atmosferi Murten’de devam ediyor
Göl kıyısındaki Murten kasabası, bölgenin en etkileyici son duraklarından biri. Orta Çağ'dan kalan surları, kuleleri, kilise çan kuleleri ve taş çatılı tarihi yapılarıyla adeta açık hava müzesi görünümündedir. Şehrin surları boyunca yürürken eski çatıların ve taş bacaların üzerinden geniş bir manzara izlenebiliyor. Surların ötesinde ise üzüm bağları ve tepeler gökyüzüne doğru uzanıyor. Feribotun düdüğüyle birlikte yolculuk sona yaklaşırken göl kıyısındaki manzara, bölgenin neden İsviçre'nin daha az bilinen hazinelerinden biri olduğunu gösteriyor.

Murten

Tekneyle Keşif

İsviçre’yi farklı keşfetmek isteyenlere sakin bir rota

Jura ve Üç Göller Bölgesi; İsviçre'nin ünlü Alp manzaralarından uzaklaşmak isteyenler için güçlü bir alternatif sunuyor. Feribotlar sayesinde göller arasında geçiş yapmak, tarihi kasabaları keşfetmek, üzüm bağlarında yerel şarapları tatmak ve doğayla iç içe yürüyüşlere çıkmak tek bir seyahatte bir araya geliyor. Bölgenin en güzel tarafı ise acele etmeye gerek bırakmaması. Göllerin üzerinde ağır ağır ilerleyen tekneler, sakin köyler ve göl kıyısındaki üzüm bağları, İsviçre'nin daha yavaş ve huzurlu yüzünü ortaya çıkarıyor. Bu nedenle Jura ve Üç Göller Bölgesi, klasik İsviçre rotalarının dışında yeni bir keşif arayanlar için değerlendirmeye değerdir.