İsveç’te Yeniden Doğan Orman
gökhan
gökhan
| 20-08-2026
Seyehat Ekibi · Seyehat Ekibi

Söderåsen’in Yeşil Dünyası

Söderåsen Milli Parkı, 2001 yılında 1.600 hektardan fazla alanı koruma altına almak amacıyla kuruldu.
Binlerce yıl boyunca jeolojik hareketler, volkanik patlamalar ve buzul çağlarının şekillendirdiği Söderåsen sırtı, bugün Kuzey Avrupa’nın en büyük kesintisiz korunan geniş yapraklı ormanlarından birine ev sahipliği yapıyor. Park, Kopenhag’dan otomobille yaklaşık 90 dakikada ulaşılabilecek mesafede. Toplu taşımayla yolculuk ise yaklaşık iki saat sürüyor. Parkın girişindeki küçük Röstånga köyü, ormana yürüyüş, bisiklet veya at sırtında gitmeden önce ihtiyaçlarını karşılamak isteyen ziyaretçilerin uğrak noktasıdır.

Röstånga Köyü

İsveç’te Yeniden Doğan Orman
Doğayla iç içe bir konaklama
Röstånga’daki ilk konaklama noktası, 1904 yılından beri parkın girişinde bulunan Villa Söderåsen. Ahşap çerçeveli sarı-beyaz yapı, geçmişte yeni açılan demiryoluyla bölgeye gelen turistleri ağırlamak için inşa edilmiş. Akşam saatlerinde Stationen adlı restoran ve canlı müzik mekânında uzun ahşap masalarda diğer ziyaretçilerle birlikte yemek yemek, bölgenin sosyal atmosferini de deneyimleme fırsatı sunuyor.

Ormanın İçindeki Gizemli Göl

Ertesi sabah rotanın ilk durağı Odensjön, yani Odin Gölü oluyor. Neredeyse kusursuz bir daire biçimindeki göl, dik kayın ağaçlarıyla kaplı yamaçların arasında yer alıyor ve yeraltı kaynaklarıyla besleniyor. Yerel anlatılara göre gölün dibi yok. Ormana yaklaşık 15 dakikalık yürüyüşün ardından ulaşılan gölde yüzmek, parkın doğal güzelliklerini yakından deneyimlemenin en özel yollarından biridir.
Geçmişin izleri toprağın altında
Bilim insanlarının gölün tabanından aldığı tortu örneği, bölgenin son 600 yıllık arazi kullanımına ilişkin önemli bilgiler ortaya çıkardı. Buna göre 18. ve 19. yüzyıllarda plato büyük ölçüde ormansızlaştırılmış ve hayvanların otlatılacağı alanları iyileştirmek için düzenli olarak yakılmış. Bugün ise aynı bölgede kayın ağaçları, yosun kaplı gövdeler ve yoğun bitki örtüsü bulunuyor. Ölü ağaçların ormanda bırakılması da böcekler ve diğer canlılar için zengin yaşam alanları oluşturuyor.

Orman Nasıl Yeniden Canlandı?

İnsanların bölgedeki geçmişinin izlerine ormanın içinde de rastlamak mümkündür. Eski patikalar, taş yığınları ve kuru taş duvarlar, Söderåsen’in tarih boyunca farklı amaçlarla kullanıldığını gösteriyor. Yaklaşık iki saatlik yürüyüşün ardından Skäralid vadisine ulaşan ziyaretçiler, Naturum ziyaretçi merkezinde parkın doğası ve tarihi hakkında bilgi edinebiliyor. Merkez, manzaraya bakan Café Italia ile aynı binayı paylaşıyor.
Koruma çalışmalarının önemli bir bölümü
Milli park ilan edildikten sonra yürütülen ilk koruma çalışmalarından biri, bölgeye özgü olmayan Norveç ladinlerinin kesilmesi ve bunların yerine geniş yapraklı ağaçların dikilmesi oldu. Bu çalışmalar, doğal orman yapısının yeniden güçlenmesine yardımcı oldu. Bazı yamaçlar ise geçmişteki arazi temizleme çalışmalarından büyük ölçüde kurtulduğu için günümüzde eski ormanlara en yakın alanlar arasında bulunuyor.

Vahşi Doğada Üç Saatlik Yürüyüş

Daha sakin bir rota arayanlar için yaklaşık üç saatlik Hjortsprångsrundan, yani Geyik Sıçrayışı parkuru öne çıkıyor. Adını, insanların av hayvanlarını dar bir uçurum çıkıntısından aşağı yönlendirdiği tarih öncesi bir av yönteminden alıyor. Parkur boyunca fundalıklar ve yaban mersini bitkileri arasından ilerlemek gerekiyor. Sert gnays kayaları yer yer dikkat çekici pembe mineral tonları sergiliyor. Yamaçlardan aşağı indikçe bölgenin doğal çeşitliliği daha belirgin hale geliyor. Eğrelti otları, likenler, mantarlar, tohumlar ve sporlar yeniden yayılıyor.
Ormanda beklenmedik bir karşılaşma
Yeraltındaki göllerden çıkan kaynaklar kayalık yamaçların arasından süzülerek Skärån Nehri'ne ulaşan dereleri besliyor. Nemli ve yoğun bitki kokusunun hâkim olduğu vadide yaban hayatına rastlamak da mümkündür. Yürüyüş sırasında yaban ahududusu yiyen ziyaretçi, kısa süre sonra çalılıkların arasından çıkan genç bir geyikle karşılaşıyor. Hayvan bir süre yere vurarak çevresini gözlüyor ve ardından ormanın içine doğru ilerliyor.

Skäralid Vadisi

İsveç’te Yeniden Doğan Orman

Geçmişten Bugüne Değişen Manzara

Parkın en yüksek noktası olan Kopparhatten, deniz seviyesinden 212 metre yüksekte bulunuyor. Buradaki manzara, Söderåsen’in geçmişte ne kadar farklı göründüğünü anlamak için de önemlidir. 1840 yılında yapılan bir resim, aynı bölgenin neredeyse tamamen ağaçsız olduğunu gösteriyor. Bugün ise manzara yoğun bir geniş yapraklı ormanla kaplıdır.
Doğanın iyileşme kapasitesi
Söderåsen’in hikâyesi yalnızca güzel bir orman ve yürüyüş rotasından ibaret değil. Bölge, geçmişte ciddi biçimde zarar görmüş bir ekosistemin zaman içinde yeniden canlanabileceğini gösteriyor. Yazın yoğun yeşilliklere, sonbaharda pas ve altın tonlarına, kışın kar ve kayalara, ilkbaharda ise orman anemonlarına bürünen milli park, doğaya ve insanlara yeterli alan tanındığında zarar görmüş peyzajların yeniden iyileşebileceğinin canlı bir kanıtı niteliğindedir.