Tehlikedeki Türler Günü

· Hayvan Ekibi
15 Mayıs’ta kutlanan Tehlikedeki Türler Günü, doğayı koruma alanındaki umut verici başarıları ve aynı zamanda giderek büyüyen biyolojik çeşitlilik krizini yeniden gündeme taşıdı.
Uluslararası Doğayı Koruma Birliği’ne (IUCN) göre dünya genelinde en az 18 bin hayvan türü, “hassas”, “tehlikede” veya “kritik tehlikede” kategorilerinde yer alarak yok olma riski taşıyor.
Uzun yıllardır sürdürülen koruma programları sayesinde bazı türlerin popülasyonlarında dikkat çekici toparlanmalar yaşandı. Kurtlar, balinalar, iguanalar ve kakapo papağanı gibi türlerde başarılı üreme sezonları ve artan nüfuslar, doğru koruma politikalarının etkisini gösteriyor. Buna karşın birçok tür, yaşam alanlarının yok edilmesi, parçalanan ekosistemler ve insan kaynaklı baskılar nedeniyle hayatta kalma mücadelesi vermeyi sürdürüyor. Gri kurtlar, onlarca yıl boyunca bölgede tamamen yok olduktan sonra 2015 yılında yeniden Kaliforniya’nın doğal yaşamına dönmeye başladı.

Bugün eyalette en az 10 farklı sürü halinde yaşayan 50 ila 70 kurt bulunduğu tahmin ediliyor. Yeniden yabanileştirme projeleri, türün bölgedeki varlığını yeniden oluşturmayı başardı. 2015 ile 2024 yılları arasında kurtlar yaklaşık 7 milyon başlık sığır popülasyonunda en az 142 büyükbaş hayvanı avladı. Bu kayıp toplam sürünün yalnızca yüzde 0,002’sine karşılık gelse de bazı bölgelerde endişeleri artırdı. Bunun üzerine bazı çiftçiler, öldürücü yöntemler yerine çitlere asılan kumaş şeritleri, yüksek sesli müzik çalan dronlar ve elektrikli çitler gibi caydırıcı uygulamalara yönelmeye başladı. Batı Afrika’daki leopar popülasyonu son 20 yılda yüzde 50 azaldı. IUCN’nin son değerlendirmesine göre bölgede yalnızca yaklaşık 350 yetişkin birey kaldı. Bu keskin düşüş nedeniyle Batı Afrika leoparı, 9 Ekim’de “hassas” kategorisinden “tehlikede” kategorisine yükseltildi.

Batı Afrika’daki leoparlar, Orta Afrika’daki popülasyonlardan genetik olarak büyük ölçüde izole durumda. Tür, 11 Batı Afrika ülkesindeki parçalanmış koruma alanlarında yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Uzmanlara göre Afrika genelinde leoparlar tamamen yok olma riskiyle karşı karşıya olmasa da Batı Afrika’daki tablo çok daha kritik bir seviyeye ulaştı. Deniz biyologları, vatozların küresel ölçekte göz ardı edilen bir yok oluş kriziyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Henüz hakem değerlendirmesinden geçmeyen yeni araştırmalara göre her yıl yaklaşık 191 milyon vatoz avlanıyor. Bu sayı, köpekbalıklarının yaklaşık iki katına ulaşıyor. IUCN verilerine göre tüm vatoz türlerinin yaklaşık yüzde 36’sı yok olma tehdidi altında bulunuyor. Mercan resiflerinde yaşayan türlerde ise bu oran yüzde 69’a kadar yükseliyor. Bilim insanları, kamuoyunun genellikle yalnızca büyük ve dikkat çekici deniz canlılarına ilgi gösterdiğini, kıyı ekosistemlerinde yaşayan çok sayıdaki vatoz türünün ise yeterli koruma desteğini alamadığını vurguluyor. Tehlikedeki Türler Günü, koruma çalışmalarının başarıya ulaşabileceğini gösteren örnekleri öne çıkarırken, binlerce türün yaşam alanı kaybı ve aşırı avlanma gibi tehditlerle karşı karşıya olduğunu da hatırlatıyor. Uzmanlar, biyolojik çeşitliliğin korunması için uzun vadeli koruma programlarının ve uluslararası iş birliğinin hayati önem taşıdığı görüşündedir.