Liepaja Gezi Rehberi

· Seyehat Ekibi
Liepaja, Letonya'nın Baltık kıyısındaki en etkileyici liman kentlerinden biridir.
2027 yılında Portekiz'in Évora kentiyle birlikte Avrupa Kültür Başkenti unvanını taşıyacak şehir, yaratıcı ruhunu sakin Baltık yaşamıyla buluşturuyor.
Letonyalıların "Rüzgârın doğduğu şehir" dediği Liepaja, müzik, sanat ve doğanın iç içe geçtiği atmosferiyle alışılmış Avrupa rotalarının dışında farklı bir keşif vadediyor. Baltık Denizi sayesinde temmuz ve ağustos ayları şehrin en hareketli dönemi oluyor. Sıcak hava plajları doldururken konserler ve açık hava festivalleri sokaklara canlılık katıyor. Mayıs ayında şehir çiçeklerle renklenirken, haziranda Rozu Laukums yani Güller Meydanı güllerle kaplanıyor. Ekimde sonbahar renkleri şehre ayrı bir güzellik katarken, aralık ayında Noel pazarları ve Büyük Kehribar Konser Salonu'ndaki yılbaşı konserleri kış sezonunu başlatıyor.
Şehrin başlıca tarihi ve kültürel noktalarını görmek için en az üç gün öneriliyor. Plaj tatili yapmak ve Kuldiga ile Güney Kurzeme bölgelerini de keşfetmek isteyenler için yaklaşık on günlük bir rota oldukça uygundur.
Liepaja'ya ulaşmanın en kolay yolu otobüstür. Riga, Ventspils ve Letonya'nın birçok kentinden düzenli seferler bulunurken, Litvanya'nın Klaipeda ve Palanga şehirlerinden de bağlantılar mevcut. Riga ile tren seferleri yapılsa da oldukça seyrek çalışıyor. AirBaltic'in Liepaja Havalimanı'na uçuşları ise çoğunlukla yaz sezonunda gerçekleştiriliyor. Otobüs ve tramvay ağı ulaşımı kolaylaştırırken bisiklet kiralayarak Eski Kent ile Karosta arasında keyifli rotalar oluşturmak mümkün. Taksi ve Bolt uygulaması da şehirde yaygın olarak kullanılıyor.
Liepaja'nın kültür yılı boyunca tüm etkinlikleri "(un)rest" yani "Huzursuzluk ve Huzur" teması etrafında şekilleniyor. Program, insanın bitmeyen merakı ile dinginlik arayışı arasındaki dengeyi keşfetmeyi amaçlıyor. Etkinlikler Avrupa Rüyası, Paradoks Limanı, Yeni Bakışlar, Bilinçli Sadelik ve Yaratıcı Öngörü olmak üzere beş ana başlık altında toplanıyor. Programın öne çıkan organizasyonları arasında Japon sanatçı Chiharu Shiota'nın mart-aralık arasındaki kişisel sergisi, 17-23 Mart tarihlerindeki Illuminated Liepaja Işık Festivali, 9-15 Ağustos'ta düzenlenecek Europa Cantat Koro Festivali ve Venedik Bienali Altın Aslan ödüllü Sun & Sea opera performansı yer alıyor. Liepaja'nın en ilginç duraklarından biri Karosta Hapishanesi. Başlangıçta hastane olarak planlanan yapı, Çarlık Rusyası döneminde askeri cezaevine dönüştürüldü. Sovyet döneminde Karosta uzun yıllar kapalı bir askeri üs olarak kaldı ve ancak 1997'de tamamen sivil kullanıma açıldı. Hapishanenin hemen yanında yer alan altın kubbeli Aziz Nikola Deniz Katedrali de bölgenin simgeleri arasında bulunuyor. Şehrin en eski ahşap binası olan Madame Hoyer Konukevi, 17. yüzyılda Hollandalı göçmen Margarethe Hoyer tarafından işletiliyordu.
Eşinin ölümünün ardından dönemin toplumsal kalıplarını yıkarak işletmeyi devralan Hoyer, kısa sürede seçkin konukları ağırlayan başarılı bir işletmeci haline geldi. Çar I. Petro'nun da 1697 yılında burada konakladığı biliniyor.
Dönem kostümleri giyen görevlilerin servis yaptığı restoran ise yerel lezzetleri tarihi bir atmosferde tatma fırsatı veriyor. Dev bir kehribar parçasını andıran Büyük Kehribar Konser Salonu, Liepaja'nın en ikonik yapısı olarak kabul ediliyor. Adını Baltık kıyılarında binlerce yıldır çıkarılan kehribardan alan bina, Baltık ülkelerinin en prestijli klasik müzik salonlarından biridir. Gündüzleri turuncu ışıkla aydınlanan konser salonu her gün ziyarete açık olurken, pazar günleri rehberli turlar düzenleniyor.
Romas Darzs kompleksinin bodrum katında yer alan sergi alanı, şehrin en sıra dışı kültür duraklarından biridir. İlk bölümde Kukla Sanatı ve Tasarım Müzesi ziyaretçileri karşılıyor. Loş ışık altında sergilenen oyuncaklar, kuklalar ve figürler mekâna gizemli bir hava katıyor. Galerideki eserlerin bir kısmı satın alınabiliyor. Liepaja, müzik mirasını yaratıcı bir yürüyüş rotasına dönüştürmüş durumda. Kaldırımlara ve meydanlara yerleştirilen pirinç müzik notaları ile enstrüman sembolleri, ziyaretçileri şehrin önemli noktalarına yönlendiriyor. Rota Güller Meydanı'ndaki turizm ofisinin önünden başlıyor ve tarihi yapıları, meydanları ve kültürel mekânları birbirine bağlıyor. Mavi Bayrak ödüllü Liepaja Plajı, inci gri kumları ve geniş sahil parkıyla şehrin en sevilen dinlenme alanı. Dört mevsim yürüyüş yapılabilen sahil, sert Baltık rüzgârıyla ünlüdür. Denizin dalgalı olduğu günlerin ardından kıyıya küçük kehribar parçaları vurabiliyor. Yerel halk bu taşlara "Baltık altını" adını veriyor.

Letonya, Avrupa'nın fiyat-performans açısından öne çıkan ülkeleri arasında yer alıyor. Yaz aylarında fiyatlar yükselse de sonbahar ve kış döneminde otel ücretleri yaklaşık yüzde 50 oranında düşüyor. Şehir merkezinde otel gecelik 85 eurodan, kış aylarında ise yaklaşık 55 eurodan başlıyor. Toplu taşıma bileti 1,50 euro, aile işletmesi bir kafede kahve 2,50 euro, üç aşamalı öğle menüsü 9,50 euro ve Büyük Kehribar'daki senfoni konserlerinin biletleri yaklaşık 15 eurodan satışa sunuluyor. 2027 Kültür Başkenti etkinlikleri yalnızca Liepaja ile sınırlı kalmıyor. Güney Kurzeme ve Kuldiga bölgeleri de organizasyonun ortak ev sahipleri arasında yer alıyor. Baltık kıyısındaki Pavilosta, ülkenin sörf merkezi olarak bilinirken 2027 yazında Amber Season sanat programına ev sahipliği yapacak. Rotayı tamamlamak isteyen gezginler, Letonya'nın en eski kasabalarından Aizpute'yi de ziyaret ederek yeniden Liepaja'ya dönebiliyor.