Güneş Koruması
can
can
| 28-07-2026
Yaşam Tarzı Ekibi · Yaşam Tarzı Ekibi
Marie Claire'in güzellik editörü Rózsa Ágnes ile bilinçli cilt bakımı konusunda tanınan güzellik uzmanı Lilu, güneş koruması konusunda geçmişte yaptıkları hataları ve bugün vazgeçmedikleri bakım alışkanlıklarını paylaştı.
İkiliye göre güneş koruyucu kullanımı artık yalnızca estetik değil, cilt sağlığı açısından da vazgeçilmez bir rutin haline geldi.
Güneş Koruması

Geçmişte Yapılan Hatalar Bugün Ders Oldu

Rózsa Ágnes, çocukluk yıllarında güneş kremi kullanmadan uzun saatler denizde vakit geçirdiğini, ancak ilerleyen yaşlarda yoğun UV ışınlarının etkisini hissetmeye başladığını anlatıyor.
Güneş alerjisi hayatını değiştirdi
Yirmili yaşlarında bronzlaşma yağlarının popüler olduğu dönemde güneş alerjisi geliştirdiğini belirten Ágnes, birkaç gün süren güneşlenmenin ardından göğüs bölgesinde kızarıklık ve şiddetli kaşıntı yaşadığını ifade ediyor. Bu deneyimden sonra dekolte, boyun ve kollar gibi hassas bölgelerde yüksek koruma sağlayan ürünleri düzenli kullanmaya başladığını söylüyor. Artık uzun kollu mayo tercih ettiğini ve doğrudan güneşlenmek yerine gölgede vakit geçirmeyi seçtiğini de ekliyor.

Yüz Bölgesi Daha Fazla Koruma Gerektiriyor

Ágnes'e göre yıllar içinde yüz cildi de daha hassas hale geldi. İlkbaharla birlikte güneş ışınlarının güçlenmesiyle yüzünde kolayca kızarıklık oluştuğunu belirten editör, bu nedenle yüksek koruma sağlayan güneş ürünlerini günlük rutininin ayrılmaz bir parçası haline getirdiğini dile getiriyor.
Yeni nesil ürünler kullanım kolaylığı sağlıyor
Renkli ve serum formundaki güneş koruyucuların hem konforlu hem de etkili olduğunu söyleyen Ágnes, korumanın yaklaşık her 1,5-2 saatte bir yenilenmesi gerektiğini vurguluyor. Bu noktada stick ve sprey formundaki ürünlerin büyük kolaylık sunduğunu ifade ediyor.

Yanlış Bronzlaşma Alışkanlıklarının İzleri

Lilu ise gençlik yıllarında profesyonel olarak tramplen atlama sporu yaptığını ve uzun süre açık havuzlarda zaman geçirdiğini anlatıyor.
Bronzlaşma uğruna yapılan hatalar
O dönemde bronz tenin moda olduğunu belirten Lilu, daha hızlı bronzlaşmak amacıyla cildine bira döktüklerini ve bunun bugün düşündüğünde büyük bir hata olduğunu söylüyor. Yıllar sonra oluşan pigment lekelerinin kendisine bu yanlış alışkanlıkları sürekli hatırlattığını dile getiriyor.

Güneş Kremi Dört Mevsim Kullanılmalı

Lilu, günümüzde gençlerin güneş koruması konusunda çok daha bilinçli yetişmesinin sevindirici olduğunu belirtiyor. Ona göre güneş koruyucu yalnızca yaz tatillerinde değil, yılın her günü kullanılmalıdır.
Bulutlu hava koruma ihtiyacını ortadan kaldırmıyor
Uzman isim, UV ışınlarının yaklaşık yüzde 80'inin bulutların arasından geçebildiğini hatırlatarak, hava aydınlıkken cildin güneş ışınlarına maruz kalmaya devam ettiğini vurguluyor. Bu nedenle mevsim ya da hava durumu ne olursa olsun güneş koruyucu kullanımının ihmal edilmemesi gerektiğini belirtiyor.

Sadece Yüzü Değil, Diğer Bölgeleri de Koruyun

Lilu, güneşten korunurken yalnızca yüzün değil, çoğu zaman unutulan bölgelerin de korunmasının büyük önem taşıdığını söylüyor.
Bu bölgeleri atlamayın
Saç derisi
El üstleri
Dudaklar
Göz çevresi
Bu bölgelerdeki cildin daha ince ve hassas olması nedeniyle UV ışınlarından daha kolay etkilenebileceği ifade ediliyor.
Güneş Koruması

Güneş Koruyucu Tek Başına Yeterli Değil

Uzmanlara göre güneş kremi önemli bir koruma sağlasa da tek başına yeterli olmayabiliyor.
Ek önlemler alınmalı
Güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatlerde mümkün olduğunca gölgede kalınması öneriliyor. Ayrıca hafif ve kapatıcı kıyafetler tercih edilmesi, UV filtreli güneş gözlüğü kullanılması ve geniş kenarlı şapka takılması da cildi zararlı ışınlardan korumaya yardımcı oluyor.

Bilinçli Güneş Koruması Cilt Sağlığını Destekliyor

Uzmanlar, düzenli güneş koruyucu kullanımının yalnızca erken yaşlanma belirtilerini azaltmaya yardımcı olmadığını, aynı zamanda cilt sağlığının korunmasında da önemli rol oynadığını belirtiyor. Günlük bakım rutininin vazgeçilmez bir parçası haline gelen güneş koruması, uzun vadede cildin daha sağlıklı görünmesine katkı sağlayabiliyor.