Eski İstanbul Sinemaları
büşra
büşra
| 22-07-2026
Eğlence Ekibi · Eğlence Ekibi
“Güzel havada, güzel eğlence: bahçe sineması” ve “Haydi sinemaya çıkalım!” sloganları, geçmişte Budapeşte yazlarının vazgeçilmez atmosferini anlatıyordu.
1950’li ve 1970’li yıllarda şehir sakinleri, sıcak ve havasız salonlar yerine filmleri açık havada, yıldızların altında izlemeyi tercih ediyordu.
Günümüzde eski bahçe sinemalarının çoğu artık var olmasa da açık havada film izleme geleneği son yıllarda yeniden popülerleşmeye başladı.
Budapeşte’de ilk sinema izni 1896 yılında verilmişti. 1920’li yıllardan itibaren ise filmler yalnızca kapalı salonlarda değil, parkların içinde veya binaların arasında oluşturulan özel bahçe sinemalarında da gösterilmeye başlandı. Bir dönem ülke genelinde çok sayıda açık hava sineması faaliyet gösteriyordu. Haftada birkaç kez düzenlenen gösterimlerde insanlar ahşap veya plastik sandalyelerde oturuyor, bazen de bilet alamayanlar çevredeki ağaçlara çıkarak filmleri izliyordu. Kesilen sesler, eski hoparlörlerin cızırtıları ve ışığa gelen böcekler bile bu deneyimin bir parçasıydı.

Budapeşte’nin ilk büyük bahçe sineması

Kertmozi
Açık hava sinemalarının tarihi 20. yüzyılın başlarına kadar uzanıyor. Avrupa ve Avustralya’da ilk örnekler 1916 yılında ortaya çıkarken, Budapeşte’de bu türün ilk önemli örneği 1920 baharında açıldı. Városligeti fasor ile dönemin Aréna yolu (bugünkü Dózsa György út) kesişiminde kurulan Kertmozi, yaklaşık 1800 kişilik kapasitesiyle döneminin en büyük açık hava sinemalarından biri oldu. İlk gösterim 24 Nisan 1920’de yapıldı ve izleyicilere, Kelebekler Vadisi hikâyesinden uyarlanan “Harakiri” filmi sunuldu. Başlangıçta sessiz film gösterimleri yapılan sinemada, filmlere on kişilik canlı orkestra eşlik ediyordu. Kertmozi kısa sürede sadece bir film izleme alanı değil, aynı zamanda sosyal bir buluşma noktası haline geldi. Konforlu localarda sigara içilebiliyor, kaliteli büfe hizmeti sayesinde ziyaretçiler yaz akşamlarını keyifli şekilde geçiriyordu.
Eski İstanbul Sinemaları

Göl üzerindeki sinema deneyimi

Tó-mozi
Budapeşte’nin en özel açık hava sinemalarından biri olan Tó-mozi, 1921 yazında Városligeti Gölü kıyısında, Vajdahunyad Kalesi’nin karşısında açıldı. Sinemanın izleyici alanı Budapeşte Buz Pateni Birliği binasının göle bakan tarafında hazırlanırken, film perdesi su üzerinde yüzen özel bir platforma yerleştirildi. Açılış programında savaş sonrası toplumsal değişimleri konu alan Amerikan yapımı “Visszatért hősök” filmi gösterildi. Manzaralı konumu ve özenle hazırlanan programları sayesinde Tó-mozi kısa sürede şehrin en zarif yaz eğlence noktalarından biri oldu. Başlangıçta yalnızca hafta sonları yapılan gösterimler zamanla sıklaştı ve ilerleyen dönemde neredeyse her akşam iki ayrı seans düzenlenmeye başladı. Programlar genellikle haber filmleri veya kısa belgesellerle başlıyor, ardından uzun metrajlı yapımlar gösteriliyordu. 1927’den itibaren Műjég mozi adıyla faaliyet gösteren sinema, 1930’ların sonunda kayıtlardan kayboldu. Gelenek 1957’de yeniden canlandırıldı ancak modern geniş ekran teknolojisiyle açılan yeni Tó mozi yalnızca bir sezon açık kaldı.

Parkmozi ve Városmajor geleneği

Parkmozi
Buda’nın ilk bahçe sineması olan Parkmozi, 1922 yılında Révész Arthur tarafından Városmajor’da açıldı. Kısa sürede tamamlanan sinema, çevresi kale duvarlarını andıran beton yapılarla çevriliydi. Açık alandaki izleyici bölümünde localar ve bahçe sandalyeleri bulunuyordu. Dönemin yayınlarında Parkmozi’nin, ağaçların oluşturduğu doğal yeşil örtü sayesinde tamamen açık gökyüzünde değil, adeta canlı bir tavan altında film izleme deneyimi sunduğu anlatılıyordu. 1935 yılında sahnesi inşa edilen alan daha sonra Városmajor Açık Hava Sahnesi olarak da kullanılmaya başladı. İkinci Dünya Savaşı’na kadar film gösterimleri devam etti ve 1950’den sonra kültürel etkinliklerin düzenlendiği önemli bir açık hava sahnesine dönüştü.

Yarım asırlık Kinizsi sineması

Kinizsi Bahçe Sineması
Budapeşte’nin en eski ve en sıra dışı sinema noktalarından biri olan Kinizsi, 1912 yılında Kinizsi Caddesi’nde eski bir et fabrikasının yerine kuruldu. Başlangıçta Magyar Tanítók Otthona olarak kullanılan yapıda film gösterimleri 1914 yılında düzenli hale geldi. 1927’de bahçe sineması bölümü oluşturuldu ve yaklaşık yarım yüzyıl boyunca, 1971’e kadar yaz aylarının popüler adreslerinden biri oldu. 1959 yılında Kinizsi adını alan sinema, 1988 yılına kadar geleneksel film salonu olarak çalıştı. Daha sonra alternatif kültür merkezi haline geldi, Blue Box ve Tilos Rádió gibi oluşumlara ev sahipliği yaptı. Son olarak Kultiplex adıyla Budapeşte’nin alternatif kültür sahnesinde önemli bir yere sahip oldu. Ancak bina 2008 yılında kapatılarak tamamen yıkıldı.
Eski İstanbul Sinemaları

Szabadság ve Rózsavölgyi’nin yaz akşamları

Szabadság Bahçe Sineması
Újpest’te bulunan Szabadság sineması, 70 yılı aşkın tarihi boyunca birçok kez isim ve işlev değiştirdi. Muhtemelen 1907 yılında Uránia Mozgó adıyla açılan sinema, Budapeşte’nin erken dönem film salonlarından biriydi. 1931 yılında sesli filmlere geçiş için teknik yenileme amacıyla kapatıldı ve bir yıl sonra yeniden açıldı. 1962’de yeni binası yapılan sinemanın bahçe bölümü özellikle yaz aylarında büyük ilgi gördü. 1970’lerden itibaren izleyiciler, açık alanda yerleştirilen sandalyelerde Gojko Mitić’in Kızılderili filmleri ve çeşitli western yapımlarını izliyordu. Sinema 1982 yılında kapandı ve daha sonra kültür merkezi olarak kullanılmaya başladı. Bahçe sineması ise zaman içinde tamamen ortadan kalktı.
Rózsavölgyi Parkszínpad
Yeni Palota bölgesindeki Rózsavölgyi Parkszínpad, 1950’lerden itibaren önemli bir yaz eğlence noktası oldu. Açık hava film gösterimleriyle başlayan mekân, zaman içinde konser programlarıyla da öne çıktı. 1970’lerde özellikle hafta sonu rock konserleri gençlerin ilgisini çekiyordu. Apostol, KIT, Generál, LGT, Skorpió ve V’73 gibi dönemin popüler grupları burada sahne aldı. Büyük konser alanlarına kıyasla daha samimi atmosferiyle sevilen mekânda büfe de önemli bir yer tutuyordu. O dönemde bir bardak bira yalnızca 4,20 forinte satın alınabiliyordu.

Vörösmarty bahçe sinemasının vedası

1970’lerde Budapeşte’de yaz aylarında altı farklı noktada açık hava sineması bulunuyordu. Bunlar arasında Budai, Csajkovszkij, Szabadság, Hunyadi, Csepeli Parkmozi ve Margitsziget’teki Vörösmarty bahçe sineması yer alıyordu. 1961 yılında açık hava sahnesinden bahçe sinemasına dönüştürülen Vörösmarty, 1980’lerde bile popülerliğini korudu. 1996 yılında kapanan sinema, son sezonunda Juventus Bahçe Sineması adıyla faaliyet gösterdi. Yazar Réz András, kapanış döneminde kaleme aldığı yazısında bahçe sinemalarının kendine özgü atmosferini anlatırken, açık havada film izlemenin sunduğu farklı deneyime dikkat çekmişti.
Bugün Budapeşte’nin eski bahçe sinemalarının çoğu tarihe karışmış olsa da yıldızların altında film izleme fikri hâlâ nostaljik bir çekiciliğe sahip. Açık hava sinemaları, geçmişte olduğu gibi günümüzde de insanları bir araya getiren özel kültürel deneyimler arasında yer almaya devam ediyor.