Notre Dame Altı Kazı

· Seyehat Ekibi
Notre Dame Katedrali’nin ön avlusunda yürütülen arkeolojik çalışmalar, Fransız basınında “yüzyılın kazısı” olarak adlandırıldı.
Turistler katedralin tepesine çıkmak için sırada beklerken, onların birkaç metre altında bambaşka bir zaman yolculuğu yaşanıyor.
Kazı alanı, metal bariyerlerle çevrili açık bir hendek ve onu kesen ahşap bir platformla ziyaretçilerin hemen yanında yer alıyor. Lucie Altenburg, Paris Arkeoloji Birimi konservatörü, bu çalışmanın şehrin tarihi açısından büyük bir fırsat olduğunu belirtiyor.
Roma Dönemine Uzanan Katmanlar
Kazı alanında şimdiye kadar yüzlerce eser ortaya çıkarıldı. Bunlar arasında 4. yüzyıla ait, Roma İmparatoru Konstantin’in yüzünün bulunduğu bir madeni para ve iç yüzeyinde çözülemeyen işaretler bulunan ortaçağ seramik parçaları da yer alıyor.
İlk izler sadece 50 santimetre derinlikte başlıyor, 4 metreye inildikçe tarih katmanları belirginleşiyor.
Arkeologlar kısa sürede toprak içinden çıkarılan malzemelerle 15 kutuyu doldurdu. Bu toprak, on yıllardır hatta daha uzun süredir hiç dokunulmamış katmanlardan oluşuyor.
Paris’in Üst Üste Binen Tarihi
Paris, tıpkı diğer büyük şehirler gibi geçmişin üzerine inşa edilmiş bir kent olarak biliniyor. Roma döneminden bu yana yerleşim katmanlarının zamanla yükseldiği ifade ediliyor. Roma’da toprak seviyesinin imparatorluğun çöküşünden bu yana yaklaşık 9 metre yükseldiği, Atina’da ise 2004 Olimpiyatları için yapılan metro çalışmalarının büyük arkeolojik keşiflere yol açtığı biliniyor.
Notre Dame’ın Altındaki Eski Paris
Notre Dame 1163 yılında inşa edildiğinde, çevresindeki alan ortaçağ evleriyle doluydu. Günümüzdeki kazılar, bu yapıların bodrum katlarına kadar ulaştı. Daha derin katmanlarda ise 4. yüzyıla kadar uzanan yapılar bulunuyor. Bu durum, bölgenin Roma döneminden çok daha eski bir yerleşim alanı olduğunu gösteriyor.
Lutetia’dan Günümüze
Roma döneminde Paris, Lutetia adıyla biliniyordu ve şehir merkezi Seine Nehri’nin karşı kıyısında, sol yakada yer alıyordu. Roma İmparatorluğu’nun çöküşüyle birlikte halk Île de la Cité’ye çekildi ve burayı eski yapı taşlarından oluşturulan surlarla güçlendirdi.
Arkeologlar için en değerli buluntular, en derin katmanlarda yer alan Roma dönemine ait eserler olarak öne çıkıyor.
Genç arkeoloji öğrencisi Yasmine Benali, katmanları görmenin şehri bir kartpostaldan çıkarıp yaşayan bir tarih haline getirdiğini ifade ediyor.